Sağlığın Bedeli Yoktur
Son derece iyi donanımlı iki dijital EEG ve iki EMG cihazı ile hizmet veren REEM, yeni bir teknolojik atak daha yaparak kadrosuna, artık Dünya tedavi literatürüne kesin olarak girmiş olan, Transkranial Manyetik Stimülasyon (TMS) cihazlarını da katmış bulunmaktadır. TMS uygulaması ile tedavi yöntemi, ilk defa 1980 yılında bir İngiliz nörolog olan Dr Anthony Barker tarafından gündeme getirildi. Daha sonraki yıllarda farklı farklı araştırmacılar, TMS uygulamasının, nöronal yollarda serotinerjik ve dopaminerjik aktiviteler gösterdiğini PET (Pozitron Emisyon Tomografi) çalışmaları ile isbat ettiler.
TMS ile tedavi teknikleri gelişmeden önce de zaten magnetoterapi adı ile vucudun muhtelif kısımlarına manyetik akım uygulamaları ile tedavi sürecindeydi. Magnetoterapi, halen fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin oldukça yoğun bir şekilde kullandıkları tedavi yöntemlerinden biri durumundadır. Magnetoterapinin, damarları daraltıp ya da genişleterek kan akımını düzenlediği, iltihap kurutucu (antienflamatuar) ve ödem çözücü (antiödem) aktivite gösterdiği, iyileşmeyi hızlandırdığı, hücre zarlarında ki, metabolik iyon geçirgenliğini ayarladığı, ayrıca hormonal ve enzimatik süreçleri düzenleyici bir etki gösterdiği bilinen bir gerçektir.
İşte bu gelişmelerin neticesinde, beden üzerine bu kadar olumlu tedavi etkileri olan manyetik akımı, acaba beyin için de kullanabilir miyiz diye düşünen araştırmacılar son 15 yıl içinde binlerce çalışma yapmışlar ve Transkranial Manyetik Stimülasyonun, beyin içindeki milyarlarca hücre arasında ki, mikromolekuler biyolojik ajan dengesini düzenlediği, beyin içi nöronal yollarda serotinerjik, noradrenerjik ve dopaminerjik düzenleme yaptığı, bunlardan hangisi eksik ise onun enzimatik olarak üretilmesini teşvik ettiğini tesbit etmişlerdir.
Bu itibarla, TMS ilk önce ilaçlara cevap vermeyen ya da tatminkar bir iyileşme sağlanamayan depresyon hastalarında denenmesiyle çok olumlu sonuçlar alınmış ve bir çok hastanın da tamamen ya da tama yakın düzeldiği görülmüştür. Ayrıca TMS uygulanan şizofrenilerde, görsel ve işitsel halüsinasyonların (varsanı) tamamen ortadan kalktığı belirlenmiştir. Obsessif ve kompulsif bozukluklarda, özellikle kompulsif davranışlar ortadan kalkmış ve obsesif dürtülerde azalma olmuştur. Daha sonra her türlü medikal ve fizik tedavi girişimlerine rağmen felç durumlarının devam ettiği, hastalara uygulanmış ve hastaların pek çoğunda el , ayak hareketlerinde ve konuşma fonksiyonlarında çok olumlu gelişmeler olduğu izlenmiştir. Aynı şekilde Parkinson ve Alzheimer gibi degeneratif beyin hastalıklarında da henüz bir çok çalışma devam etmektedir. Alınan ilk sonuçlar yüz güldürücü olup, ilaç tedavisine ilaveten yapılacak manyetik uyarıların, hastalıkların iyileşmesi sürecine olumlu katkılar sağladığı gösterilmiştir. Hiçbir tedavi ile düzelmeyen kulak çınlamalarına TMS uygulanmış ve pek çok hastada tama yakın düzelmeler elde edilmiştir. Ayrıca yaşa bağlı olarak gelişen işitme kayıplarının TMS ile düzelme gösterdiği belirlenmiştir. Yine hiçbir tedavi ile geçmeyen kronik ağrılar da uygulanan transkranial manyetik uyarıların, ağrıları değişik derecelerde ortadan kaldırdığı görülmüştür.
Bu konularla ilgili, fikirlerimizi doğrulayan yüzlerce yayın ve çalışmayı dileyen okurlarımıza email ya da posta ile iletebiliriz.
Diğer taraftan çok yeni bir araştıma olan ve Eylül 2006 da Drug Alchol Depend dergisinde, Camproden JA, martinez-raga j ve arkadaşlarının yayınladıkları makale şok edici vasıftadır. Bu araştırmaya göre TMS’ nun Sadece ABD’de 2 milyon kişinin pençesinde kıvrandığı kokain bağımlığının tedavisinde çok önemli olumlu katkılar sağladığı ortaya konmuştur. Kokain bağımlılığı tedavisi gören kişilere TMS uygulandığında, uygulanmayan kişilere göre daha çabuk ve kolay tedavi oldukları ve bağımlılıktan kurtuldukları belirlenmiştir. Dolayısı ile TMS, uyuşturucu ile savaşta çok önemli bir tedavi faktörü olmaya aday gibi görünmektedir.
Biz kendi REEM kliniğimizde, hastalarımızı tedaviye başladığımız kısa zaman dilimi içerisinde; pekçok depresyon ve panik atak, felç, Alzheimer, kulak çınlaması, migren ve Parkinson hastasına TMS tedavi seansları yaptık. Sonuçlar, hastadan hastaya değişmekle beraber oldukça yüzgüldürücü idi. Nitekim en son geçen ay Amerika’da yapılan dünya nöroloji kongresine TMS damgasını vurmuş, nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların tedavisinde çığır açacağı vurgulanmıştır.
Yukarda anlattığım gerçekler ışığında, hiçbir yan etkisi olmayan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon tedavisini, en azından denenmeye değer görmekteyiz. Çünkü iyileşme ve sağlığın bedeli hiçbir şeyle ölçülemez.
En derin saygılarımla, sağlık ve mutlulukla kalın...